Avrupa’ya seyahat edecek Türk vatandaşlarının son dönemde en fazla araştırdığı konulardan biri Giriş Çıkış Sistemi (EES) oldu. Avrupa Birliği’nin dış sınır kontrollerini dijitalleştiren sistem, kısa süreli seyahat eden AB vatandaşı olmayan kişilerin Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarını elektronik olarak kaydediyor. Böylece klasik pasaport damgalarının yerini büyük ölçüde dijital kayıtlar ve biyometrik kontroller aldı.
EES, 12 Ekim 2025’te kademeli olarak devreye alınmaya başladı ve 10 Nisan 2026 itibarıyla tam operasyonel hale geldi. 6 Eylül 2026 ise sistem açısından yeniden önemli bir tarih oldu: yaz dönemindeki yoğunluklarda biyometrik kontrollerin geçici olarak esnetilebilmesine imkân veren uygulamanın süresi sona erdi. Bu nedenle Schengen’e seyahat edecek Türk vatandaşlarının sınır kontrolünde EES sürecinin nasıl işlediğini bilmesi önem taşıyor.
Giriş Çıkış Sistemi (EES) Nedir?
Entry/Exit System (EES), Türkçesiyle Giriş Çıkış Sistemi, Avrupa ülkelerinin dış sınırlarından kısa süreli seyahat amacıyla geçen AB vatandaşı olmayan yolcuların giriş, çıkış ve giriş reddi bilgilerini elektronik ortamda kaydeden sınır yönetim sistemidir.
Sistem yalnızca pasaport bilgilerini kaydetmekle kalmıyor. Uygun yolcuların yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik bilgileri de kullanılarak kimlik doğrulaması gerçekleştiriliyor.
EES’nin temel amaçları arasında sınır kontrollerini dijitalleştirmek, izin verilen kalış süresini aşan kişilerin tespitini kolaylaştırmak, kimlik ve belge sahteciliğiyle mücadele etmek ve Schengen dış sınırlarının güvenliğini artırmak bulunuyor.
EES Ne Zaman Başladı?
Giriş Çıkış Sistemi ilk olarak 12 Ekim 2025 tarihinde kademeli biçimde uygulanmaya başladı. Yaklaşık altı aylık geçiş döneminde sınır kapıları sisteme aşamalı olarak dahil edildi ve bazı noktalarda pasaport damgalama işlemleri devam etti.
Avrupa Komisyonu’nun açıklamasına göre EES, 10 Nisan 2026 tarihinde tam olarak faaliyete geçti. Bu tarihten itibaren sistem Schengen dış sınır geçiş noktalarında uygun üçüncü ülke vatandaşları için kullanılmaya başlandı.
6 Eylül 2026’da EES Sisteminde Ne Değişti?
2026 yaz döneminde yoğun havalimanları ve sınır kapılarında aşırı bekleme süreleri oluşması halinde üye ülkelere biyometrik veri toplama işlemlerini belirli durumlarda geçici olarak esnetme imkânı tanınmıştı.
6 Eylül 2026 itibarıyla bu geçici esneklik döneminin sona ermesi, Giriş Çıkış Sistemi’nin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bu durum özellikle yoğun Schengen havalimanlarında biyometrik kontroller nedeniyle bekleme sürelerinin uzayabileceği yönünde endişelere yol açtı.
Avrupa’ya seyahat edecek yolcuların bu nedenle sınır ve pasaport kontrolü için önceki dönemlere kıyasla daha fazla zaman ayırması faydalı olabilir.
Giriş Çıkış Sistemi Türk Vatandaşlarını Kapsıyor mu?
Evet. Türkiye Avrupa Birliği üyesi olmadığı için Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden Türk vatandaşları genel olarak EES kapsamına giriyor. Bu durum geçerli kısa süreli Schengen vizesiyle seyahat eden Türk vatandaşlarını da kapsıyor.
EES, vize gerektiren ve vizeden muaf olan üçüncü ülke vatandaşlarının 180 günlük dönem içerisinde 90 güne kadar gerçekleştirdiği kısa süreli seyahatlerde kullanılıyor.
Bununla birlikte uzun süreli vize veya EES kullanan bir ülke tarafından verilmiş oturma izni bulunan bazı kişiler sistemin kayıt kapsamı dışında bulunabiliyor. Yolcunun statüsüne göre farklı istisnalar uygulanabildiğinden uzun süreli vize ve oturum izni sahiplerinin kendi durumlarını ayrıca kontrol etmeleri gerekiyor.
EES ile Sınırda Hangi Bilgiler Kaydediliyor?
Giriş Çıkış Sistemi sınır geçişlerinde yolcuya ilişkin çeşitli bilgileri elektronik ortamda kaydediyor.
- Seyahat belgesinde bulunan kişisel bilgiler,
- Schengen bölgesine giriş tarihi ve giriş noktası,
- Schengen bölgesinden çıkış tarihi ve çıkış noktası,
- Yüz görüntüsü,
- Uygulanması gereken durumlarda parmak izi,
- Varsa giriş reddine ilişkin bilgiler.
Böylece kişinin Schengen bölgesine ne zaman girdiği ve ne zaman çıktığı elektronik olarak takip edilebiliyor.
Schengen’e İlk Girişte Ne Olacak?
EES kapsamında ilk kez kayıt oluşturulan bir yolcudan sınır kontrolünde kişisel ve biyometrik bilgiler alınabiliyor. Pasaport kontrol görevlisi yolcunun seyahat belgesini kontrol ederken yüz görüntüsünü kaydediyor ve ilgili koşullara göre parmak izi taraması gerçekleştiriliyor.
Bu bilgiler kişinin EES dosyasına kaydediliyor. Daha sonraki sınır geçişlerinde ise kayıtlı biyometrik veriler kimlik doğrulaması amacıyla kullanılabiliyor. Böylece her seyahatte sıfırdan kayıt oluşturulması gerekmiyor.
Her Girişte Parmak İzi Alınacak mı?
İlk EES kaydının ardından sonraki geçişlerde sistemde bulunan biyometrik bilgiler doğrulanıyor. Avrupa Birliği Konseyi’nin açıklamasına göre daha önce EES kaydı bulunan yolcularda sınır görevlilerinin parmak izi ve yüz görüntüsünü mevcut kayıtla doğrulaması yeterli olabiliyor. Nadir durumlarda bilgilerin yeniden alınması gerekebiliyor.
Kısa süreli Schengen vizesi sahiplerinin parmak izi bilgileri vize sürecinde zaten alınmış olabileceğinden uygulanacak işlem yolcunun mevcut kayıtlarına göre değişebilir.
12 Yaşından Küçük Çocuklardan Parmak İzi Alınıyor mu?
EES uygulamasında küçük çocuklara ilişkin biyometrik kurallar yetişkinlerden farklıdır. 12 yaşından küçük çocuklardan parmak izi alınmaz. Ancak sistem kapsamında gerekli diğer kimlik ve seyahat bilgilerinin işlenmesi söz konusu olabilir.
Pasaportlara Artık Damga Vurulmayacak mı?
EES’nin en dikkat çekici değişikliklerinden biri manuel pasaport damgalamasının elektronik giriş ve çıkış kayıtlarıyla değiştirilmesi oldu. Kademeli geçiş sürecinde damgalama bir süre devam etmiş olsa da sistem 10 Nisan 2026’da tam operasyonel hale geldikten sonra uygun yolcuların giriş ve çıkışları dijital olarak kaydedilmeye başladı.
Bu nedenle seyahat süresinin takibi artık yalnızca pasaporttaki giriş ve çıkış damgalarına bağlı değil.
90/180 Gün Kuralı Değişti mi?
Hayır. EES’nin devreye girmesi Schengen’deki 90/180 gün kuralını değiştirmedi. Kısa süreli seyahatlerde temel kural yine 180 günlük herhangi bir dönem içerisinde en fazla 90 gün kalınabilmesi.
Değişen temel nokta bu sürenin kontrol edilme biçimi. Giriş ve çıkışların elektronik olarak kaydedilmesi sayesinde izin verilen kalış süresinin aşılması daha kolay tespit edilebiliyor.
EES Kalan Schengen Süresini Hesaplıyor mu?
Avrupa Birliği’nin EES sistemi için sunduğu çevrim içi araç üzerinden yolcuların EES kullanan Avrupa ülkelerinde ne kadar daha kalabileceklerine ilişkin bilgi alınabiliyor. Sistem izin verilen kalan gün sayısının hesaplanmasına yardımcı oluyor.
Ancak AB’nin resmî EES bilgilendirmesinde önemli bir geçiş dönemi uyarısı bulunuyor. 10 Nisan 2026 öncesinde başlayan bazı seyahatler kalan süre hesabına tam olarak yansımayabilir. Ayrıca 12 Ekim 2025 ile 9 Nisan 2026 arasında kullanılan tek veya çift girişli bazı vizeler açısından çevrim içi aracın verdiği sonuçların 6 Ekim 2026’ya kadar güvenilir olmayabileceği belirtiliyor.
EES Hangi Ülkelerde Geçerli?
EES, Schengen dış sınırlarında sistemi kullanan Avrupa ülkelerinde uygulanıyor. Buna AB üyesi Schengen ülkelerinin yanı sıra İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn da dahil.
Avrupa Birliği Konseyi’nin bilgilendirmesine göre sistemin kapsadığı Schengen alanı açısından İrlanda ve Kıbrıs EES uygulamasının dışında bulunuyor.
Schengen Vizesi Olanlar EES’den Geçecek mi?
Evet. Geçerli kısa süreli Schengen vizesine sahip olmak kişiyi otomatik olarak EES’den muaf hale getirmiyor. Türk vatandaşları kısa süreli Schengen seyahatlerinde sınır kontrolüne tabi olmaya devam ediyor ve EES kapsamındaki giriş-çıkış kayıtları oluşturuluyor.
Unutulmaması gereken nokta, Schengen vizesinin ülkeye otomatik giriş hakkı sağlamadığıdır. Sınır görevlileri seyahatin amacı, konaklama, dönüş planı ve diğer giriş koşullarını kontrol etmeye devam edebilir.
Yeşil Pasaport Sahipleri EES Kapsamında mı?
EES yalnızca Schengen vizesi sahipleri için oluşturulmuş bir sistem değildir. Vizeden muaf üçüncü ülke vatandaşlarının kısa süreli seyahatleri de sistem kapsamında kayıt altına alınır. Bu nedenle vize muafiyetiyle kısa süreli seyahat eden Türk vatandaşları da genel EES kurallarına tabi olabilir.
Pasaport türü, oturum statüsü veya özel bir muafiyet bulunması durumunda uygulanacak sınır işlemleri değişebileceğinden yolculuk öncesinde resmî EES bilgilerinin kontrol edilmesi en güvenli yöntemdir.
EES ile ETIAS Aynı Şey mi?
Hayır. EES ve ETIAS sık sık birbirine karıştırılsa da farklı sistemlerdir. EES bir sınır giriş-çıkış kayıt sistemidir. Yolcunun dış sınırdan giriş ve çıkışını ve gerekli biyometrik bilgileri kaydeder.
ETIAS ise vizeden muaf üçüncü ülke vatandaşları için oluşturulan seyahat yetkilendirme sistemidir. Dolayısıyla iki sistemin amacı ve işleyişi farklıdır.
EES Sınır Kontrollerini Uzatır mı?
Yeni biyometrik işlemler özellikle ilk kayıt sırasında geleneksel pasaport kontrolüne göre daha fazla zaman gerektirebilir. 2026 yazında bazı Avrupa havalimanları ve sınır geçiş noktalarında EES nedeniyle uzun bekleme süreleri tartışma konusu oldu.
6 Eylül 2026’da geçici esnekliklerin sona ermesiyle birlikte özellikle yoğun seyahat dönemlerinde sınır kontrolü için yeterli zaman bırakmak daha önemli hale geldi. Bununla birlikte bekleme süresi havalimanına, sınır kapısına, yolcu yoğunluğuna ve kullanılan teknik altyapıya göre değişebilir.
Türk Vatandaşları Seyahatten Önce Nelere Dikkat Etmeli?
- Pasaportunuzun ve gerekiyorsa Schengen vizenizin geçerlilik tarihini kontrol edin.
- 180 günlük dönem içerisindeki 90 günlük kalış sınırınızı hesaplayın.
- İlk EES kaydında biyometrik işlem yapılabileceğini hesaba katın.
- Havalimanı veya kara sınırındaki pasaport kontrolü için ek süre bırakın.
- Konaklama, dönüş bileti ve seyahat amacınızı gösteren belgeleri gerektiğinde sunabilecek şekilde hazır bulundurun.
- Uzun süreli vize veya oturum izniniz varsa EES muafiyet durumunuzu resmî kaynaklardan kontrol edin.
Giriş Çıkış Sistemi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Giriş Çıkış Sistemi nedir?
Giriş Çıkış Sistemi (EES), AB vatandaşı olmayan kısa süreli ziyaretçilerin Schengen dış sınırlarındaki giriş, çıkış ve giriş reddi bilgilerini dijital olarak kaydeden biyometrik sınır sistemidir.
EES Türk vatandaşlarını kapsıyor mu?
Evet. Schengen bölgesine kısa süreli seyahat eden Türk vatandaşları genel olarak EES kapsamındadır. Uzun süreli vize ve oturum izni gibi bazı statülerde muafiyet bulunabilir.
EES ne zaman başladı?
Sistem 12 Ekim 2025’te kademeli olarak başladı ve 10 Nisan 2026’da tam operasyonel hale geldi.
6 Eylül 2026’da ne değişti?
Yoğunluk yaşanan sınır noktalarında biyometrik işlemlerin geçici olarak esnetilebilmesine yönelik yaz dönemi uygulamasının süresi sona erdi. Bu nedenle özellikle yoğun sınır kapılarında bekleme süreleri yeniden gündeme geldi.
EES için ayrıca başvuru yapmak gerekiyor mu?
EES klasik anlamda ayrı bir vize başvurusu değildir. Kayıt, uygun yolcuların Schengen dış sınırından geçişi sırasında oluşturulur ve doğrulanır.
EES 90/180 gün kuralını değiştirdi mi?
Hayır. Kısa süreli Schengen seyahatlerindeki 180 günde 90 gün kuralı devam ediyor. EES bu sürenin elektronik olarak takip edilmesini kolaylaştırıyor.
Pasaporta damga vuruluyor mu?
EES’nin tam faaliyete geçmesiyle uygun üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarının manuel damga yerine elektronik olarak kaydedilmesi esas hale geldi.
Her seyahatte yeniden kayıt yapılacak mı?
İlk EES kaydından sonra sonraki sınır geçişlerinde mevcut biyometrik kayıtlar doğrulanabilir. Nadir durumlarda verilerin yeniden alınması gerekebilir.
Sonuç
Schengen Giriş Çıkış Sistemi (EES), Avrupa’ya kısa süreli seyahat eden Türk vatandaşlarının sınır geçişlerinde önemli bir değişiklik oluşturdu. Pasaport damgalarının yerini elektronik giriş-çıkış kayıtları alırken yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik bilgiler kimlik doğrulamasında kullanılmaya başladı.
10 Nisan 2026’dan beri tam olarak kullanılan sistemde 6 Eylül 2026 itibarıyla geçici yoğunluk esnekliklerinin sona ermesi, EES’yi yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Schengen’e seyahat edecek Türk vatandaşlarının özellikle ilk biyometrik kayıt, 90/180 gün kuralı ve sınır kontrollerinde oluşabilecek ek bekleme sürelerini hesaba katarak seyahat planı yapması faydalı olacaktır.





